Haber Detayı
16 Haziran 2016 - Perşembe 12:21 Bu haber 322 kez okundu
 
İyi eğitimin reçetesi öğretmen ve ailede
“Samimi olarak şunu söyleyerek bitireyim; evde ailenin ilgisi ve desteği, okulda/sınıfta öğretmenin mesleki becerisi ve öğretme isteği her şey için yeterlidir'' bu sözler Rehberlik ve Araştırma Merkezinin kurucusu ve emekli müdürü Hasan Hüseyin Akagündüz’e ait. Geçtiğimiz hafta ‘Merdiven Altı’ eğitim başlığı ile ele aldığımız izinsiz çalışan etüd merkezleri haberinden sonra velilerden gelen ne yapacağız sorusunun yanıtını arıyoruz.
Isparta Haberi


Dershanelerin kapatılmasının ardından sayısı giderek artan etüd merkezlerinin büyük bölümünün Milli Eğitim Müdürlüğünden izinsiz çalıştığını geçtiğimiz haftaki haberimizde ele almıştık. Haberimizin ardın çok sayıda veli mahalle arasında açılan etüd merkezlerine çocuklarını göndermek istemeseler dahi ne yapacağını bilmediğini söyledi. Bu sorunun cevabını ise Rehberlik ve Araştırma Merkezinin kurucusu ve emekli müdürü Hasan Hüseyin Akagündüz’e sorduk. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olmayan kurumlarda eğitim verilmesinin çocuklara zarar vereceğini belirten Akagündüz dershanelerin kapatılmasının ardından velilerin yeni yollar aradıklarını söyleyerek “Bugün çalışan anne sayısı 30 yıl öncesine göre çok fazla ve çocuğu ile ilgilenecek kişi/yer arayışı var” dedi.  

 

DERSHANELER KAPATILDI YA SONRASI

Sözlükten anlamını hiç araştıranınız oldu mu? bilmem ama bir ön inceleme niteliği taşıdığı konusunda fikir verebiliriz ETÜD kelimesinin. Özellikle iş dünyası çok kullanır bu kelimeyi. Çünkü onlar parasal finans yönlendirmelerini sağlam temeller üzerine kurmak isterler. Bu sebeple de alan araştırması yapmadan yola çıkmazlar. Haklıdırlar da; sermaye koyuyorlar nihayetinde, risk etmezler.

Son 2 yıldır da bu kelime günlük yaşantımıza özel dersanelerin kapatılması ile girdi. Biliyorsunuzdur ki; Milli Eğitim Bakanlığı özel dersanelerin işlevsel olarak çok iş görmediği, onların para karşılığı verdiği hizmetin okullarda öğretmenlerce de verilebileceği tezini ortaya sürerek kapanmalarını gerçekleştirdi. Özel dersanecilik alanına yatırım yapmış onca insan bir anda neye uğradığını şaşırdı, bazıları da ne yapacağını! Hatta çok sayıda çalışan bir anda işsiz kaldı. Devlet; özel dersanelerde görev yapan öğretmenlerden geliştirdiği standart ve sürelerde görev almış olanları bünyesine aldı ama çok sayıda boşta kalan oldu. Devletin verdiği desteği göz önüne alan dersane patronları Temel Lise projelerini hayata geçirdi ve boşta kalan personelin büyük bir kısmı nefes aldı. Ama kalifiye sınıfta yer almayanlar yine de boşta kaldılar. Çünkü patronlar yine bir sermaye sarfı ile yüz yüzeydiler ve vitrin düzgün olmalıydı.

Özel okula dönüşü sağlayamayanlar yada dersanelerin kapanmasıyla boşta kalanlar da bir şekilde kazanç temin etmeliydiler. Kimisi tek başına, kimisi de birkaç ortakla etüd Eğitim Merkezi kurmaya başladılar. Milli Eğitim Bakanlığı belli yaş gruplarıyla sınırlı kalmak üzere ve çalışma esaslarını da belirleyerek adeta bunların açılmasına ön-ayak oldu. Gelgelelim; her zaman olduğu gibi işin kaçamak yolunu arayanlarda oldu ve merdiven altı tabiriyle çalışmaya başlayan etüd merkezleri patlaması yaşandı.

MAVİ BEYAZ TABELALAR MEM’E BAĞLI

Caddelerde yürürken kafamızı kaldırıp-baktığımızda fizik dersi verilir, matematik dersi verilir levhaları görmeye başladık. Bunlardan pek çoğunun da Milli Eğitim denetimli olmadığını görüyoruz. Zira büro tipi bu yerlerde Belediyeden ve Maliyeden alınmış-asılmış ruhsatlar dışında her hangi bir çalışma onayı da görünmüyor. Bunların yanına kendi diplomasını asmakla rüştünü ispatladığını sananların sayısı artmaya başladı.

Peki; bu işi usulüne uygun ve gerçek manada gerçekleştiren kurum/kuruluşlar yok mu? Tabii ki de var ve seçkin/tanınan öğretmenlerle ve uygun mekanlarda, MEB tabelalarını asmış, personelinin SGK girişlerini ve Milli Eğitimden atamalarını yapmış, programlarını velilerine tanıtmış olanların da hakkını yememek lazım. Onlar çocuğun eğitimi yanında sosyal hayata uyumuna ilişkin çalışmaların da planlamasını yapmış ve takvimlendirmiş olarak sunmuş durumdalar. Diğerleri ise başarı garantili sözlerle işi sürdürüyor.

Vatandaşlarında bu konuda tabii ki kafası karışmış durumda. Bakanlık dersaneleri kapattı da bunların açılışına niye izin verdi? Hani okullar ücretsiz olarak bu hizmeti verebilirdi? Çocuklarda kendi tanıdıkları öğretmenlerle bu çalışmaları yapar ve başarılı olurdu?

DESTEK EĞİTİMİ HALA VAZGEÇİLMEZ

İlimizin tanınmış eğitimcilerinden Rehberlik ve Araştırma Merkezinin kurucusu ve emekli müdürü Hasan Hüseyin Akagündüz hocamızdan bu konuyu bir eğitimci gözüyle değerlendirmesini istedik. Verdiği cevapları-değerlendirmelerini sizlerle paylaşıyoruz.

Akagündüz konu ile ilgili ''Gelinen durum itibariyle fiilen yönetmeliklerden dersane adı çıkarılmıştır. Özel Öğretim Kurumları içerisinde dersane adlı bir kuruluş yoktur. Ancak yıllara sari olarak vatandaşın ve çocuklarının gözünde dersane, destek eğitimi açısından halâ vazgeçilmez bir gerekliliktir. Zaten dersaneler varken de özel öğretmenlerden özel dersler alınmakta ve çok ciddi paralar sarf edilmekteydi. Bakanlık bu işin suiistimal edildiğinden ve pedagojik anlamda eğitimi destekleyen bir anlayıştan çıktığını düşünerek dersane adlı kuruluşların çalışmasını sona erdirdi. Özel ders veren öğretmen sayısında azalma oldu mu? Hayır!. Olacak mı? Hayır! Kim ne tedbir alırsa alsın veliler okul eğitimini yeterli görmüyor. Özel okullara devam eden öğrencilerin bile pek çoğu dışarıdan özel öğretmen desteği alıyor. Bunun izahı yok, velinin okula güveni sağlanmadan alınacak her tedbir-söylenecek her söz havada kalır” diyor.

ÇALIŞAN ANNE SAYISI ARTTI

Çalışan anne sayısının artmasının da okul sonrası çocukları bir yere göndermeyi gerektirdiğini söyleyen Akagündüz “Veli; okula- verilen eğitime, öğretmene güvenmek istiyor. Öyle sanıyorum ki başarı endeksli beklentiler veliyi buna zorluyor. Sosyal etkenlerde tetikleyiciliğini sürdürüyor tabii ki. Sanki çocuğun okul bazındaki aldığı eğitim ve sergilediği performans gözardı ediliyor. Hatırlayın; her sınav sonrası dersaneler çocuklar üzerinden reklamlarını yaparlardı, şimdi de özel okullar yapıyor aynı işi! Değişen birşey yok yani. Özel Etüd Eğitim Merkezleri de belki iyi düşünülmüş bir destek yapılandırması ama maksada uygun işlerliğinden endişelerim var. Bugün çalışan anne sayısı 30 yıl öncesine göre çok fazla ve çocuğu ile ilgilenecek kişi/yer arayışı var. Özel okul öncesi eğitim kurumları sayısında niye artış oldu son yıllarda? Cevap burada! Sonrasında da okul çıkış saatleri mesai saatlerinin önünde olunca, anne-baba yorgun eve gelince, sürekli yenilenen eğitim sistemine veliler uyum sağlayamayınca; kendilerinin yerine bu görevi üstlenecek kişi/kurum arayışları hız kazanıyor. Fısıltı gazetesi ve sanal ortam haberleşmeleri insanlarımıza aradıklarını gösteriyor. Reklamlar da çok cezbedici, ya hizmet? Bunları söylerken kötülemek niyetiyle değil, sadece kazanç unsurunu ön planda tutan anlayıştakilerin ürettiği yetersiz faaliyetlerden kaçınmak gerektiğini belirtmek istiyorum” dedi.

EVİNİ OKULA ÇEVİREN ÖĞRETMENLER ÜRKÜTÜYOR

Milli Eğitim denetimli olmayan eğitimin çocuğa yarardan çok zarar vereceğini belirten Hasan Hüseyin Akagündüz “90'lı yıllarda evinde her yıl sadece 1 çocuğun eğitimini üstlenen bir sınıf öğretmeninin artık evini okula çevirdiğini görünce ürküyorum doğrusu! İnsanlar niye onca masrafla işyeri kurar; kira öder, SGK pirimi öder, vergi öder, maaş öder, birde denetim kıskacına tabi tutar ki kendini? Bence kurumsallığını oluşturmuş ve Milli Eğitim denetimli kurumlara itibar edilmeli, sonradan pişmanlık çocuğa fayda sağlamayacaktır. Samimi olarak şunu söyleyerek bitireyim; evde ailenin ilgisi ve desteği, okulda/sınıfta öğretmenin mesleki becerisi ve öğretme isteği herşey için yeterlidir'' Yılların deneyimi bunu söylüyorsa karar siz velilerin” diye konuştu.     

 

 

 

Kaynak: Editör:
 
Etiketler: İyi, eğitimin, reçetesi, öğretmen, ve, ailede,
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
13
13
0
1
4
5
2
Beşiktaş
13
9
0
1
4
5
3
Göztepe
10
10
1
1
3
5
4
Medipol Başakşehir
10
9
1
1
3
5
5
Kayserispor
10
8
1
1
3
5
6
Akhisarspor
10
7
1
1
3
5
7
Bursaspor
9
11
2
0
3
5
8
Fenerbahçe
8
12
1
2
2
5
9
Trabzonspor
8
11
1
2
2
5
10
Kasımpaşa
7
9
2
1
2
5
11
Sivasspor
6
6
3
0
2
5
12
K. Karabükspor
5
6
2
2
1
5
13
Yeni Malatyaspor
4
8
3
1
1
5
14
Alanyaspor
4
7
3
1
1
5
15
Atiker Konyaspor
3
5
4
0
1
5
16
Antalyaspor
3
4
2
3
0
5
17
Osmanlıspor FK
1
6
4
1
0
5
18
Gençlerbirliği
1
5
4
1
0
5
Arşiv