Yazı Detayı
20 Temmuz 2015 - Pazartesi 15:36 Bu yazı 620 kez okundu
 
Isparta’da Gül ve Bahar… -I-
KADİR YAVUZ
kyavuz23@hotmail.com
 
 

“Bir demet reyhan verseler bir bülbüle… Koklamaz onu. Yine gider dikenli bir güle.”    Güzel söz.

Isparta’da Gül ve Bahar… 1

17 Nisan 2015

Gül,şehri Isparta’yı anlatır. Gül, bir mevsimi anlatır bazen… Bazen de gül, bir devri anlatır; o devirde aşk yaşamış, gülken Gülizar olmuş birinin hikâyesini anlatır.

Her hikâyemizi süsler gül! Gülsüz hikâyemiz yok gibidir. Tarihimiz, gülün Isparta’ya gelişini bir şekilde hikâye etmiş… Bu konuda nakledilenler çok ama ben Mustafa Armağan’ın ‘Abdülhamid’in Kurtlarla Dansı’ kitabındaki şekliyle konuya giriş yapacağım. Sonra mevsimsel yaklaşımlara geçeceğim… O mevsimin içinde gülle ilgili her şeyi, en küçük detaylarına kadar girerek, yakalamaya ve işlemeye çalışacağım.

Gelelim kitaptaki yazıya: “1880’lere uzanalım. 93 Harbi diye bilinen 1877-78 Rus Savaşı’nda şimdi Bulgaristan’da kalan topraklarımızdan kopan yüzbinlerce Müslüman-Türk ‘muhacir’ Edirne’ye, ardından da İstanbul kapılarına kadar yığılır. Göçmenlerden bir kısmı Kızanlık bölgesindendir. Önce bulabildikleri cami avlularına, meydanlara vs. geçici olarak yerleştirilir, ardından kendilerine ‘uygun’ bir yurt aranır. Neyle geçindiklerini sorduklarında alışık olmadıkları bir cevap alırlar: Gülcülükle geçinmektedirler. (Ispartalı okurlar eminim tebessümle okuyacaklardır burasını.)

Muhacirlerin bir kısmı Isparta’ya yerleştirilir; haddizatında bu gül kokulu şehrimize gülcülüğü getirenler, Bulgaristan göçmenleridir.(Abdülhamid’in Isparta’nın günümüzdeki imajını kuran adam olması garip gelebilir bazılarına ama öyle.)

Diğer bir kısım İstanbul’da iskân edilir. Nerede mi? II. Abdülhamid’in şahsi mülkü olan Çavuşbaşı Çiftliğinde.

Sabırsızlanmayın efendim, hikâyemiz yeni başlıyor daha…” diyerek, gülün İstanbul ayağını anlatmaya devam ediyor, Mustafa Armağan. Çok önemli detaylarla dolu İstanbul ayağı da… Ama bizi aşar orası! O nedenle, sadece bize ait olan bölümü aldım.

Gülün bahara hazır olduğu yani açmasına yakın olduğu, kokusuyla başımızı döndüreceği sayılı günlere az kala biz gül mevsiminden bahsedelim. Nevbahar’dan yani ilkbahardan bahsedelim. Bahar, gülsüz anılır mı? Fırsatını yakaladıkça da, güle değinelim. Olur mu?

Dost canlısı biriyle,baharın şu güneşli güzel gününde, tatlı bir sohbete dalmıştık. O güzel dost ‘Bahar nihayet geldi. Sanki bahara girdiğimiz şu günlerde, üzerimde bir kırgınlık var, bir halsizlik var. Daha da ilerisi, bir belirsizlik var… Neden ki?’ dedi.

Hemen başladım söze! Baharın gelişi, gerçekten bu sene gecikti, dedim. Takdir Allah’ındır. O’nun hükmünün üzerine akıl yürütmemiz yanlış olur. O nedenle yanlış bir söz söylemekten çekinirim. Ben konuşurum ama baharın ben de bıraktığı etkisiyle ilgili konuşurum. Her söze de, kulak vermem ama dost bildiğim sese yönelirim. Onun dediğini duyarım. Onun dediğini tamamlarım. Eksik bilmesin isterim. Dost ya, üzerindeki kırgınlığı atmaktır, düşüncem! Ben, meseleye öyle bakar, o vesileyle izahat yaparım. ‘Bence o şeylerin hepsinin sebebi bahara karşı duyulan kırgınlık ve halsizlik sandığımız şey, kırgınlık değil, naziklik! Bahar öyle bir şey, gelişine duyduğumuz sevinçten, mutluluktan olsa gerek! Baharakarşı nazik davranırız. Hepsi bu! Ona kırgınlık, halsizlik veya belirsizlik değil de, nazik bir karşılama diyelim. Nevbahar da dediğimiz ilkbaharı, her karşılayışımda, ben bu nazikliği gösteririm’ dedim.

Daha bir hafta önce lapa lapa kar yağdı. Bugün hava bir sıcaktı ki, sormayın. Sırtımın ısındığını rahatlıkla söyleyebilirim. Sıcaklar böyle devam ederse, belki bir haftaya kalmazgüller açar. Mayısın ilk haftası, gül mevsiminin başlangıcı değil mi? Isparta ve Burdur yöresinde, birçok ilçe, kasaba ve köy gülle donanacak. Gönen, Güneykent, Ağlasun, gül kokusuna bürünecek… Her yer kırmızılaşacak… Kıpkırmızı olacak.

Gül mevsimi, doğan çocukların isimleri genellikle ‘gül’lü olur. Ayşegül, Gül, Güllü, Gülizar, Gülsüm, Gülçin, Gülay, Gülnur, Gülden, Gülşen, Gülseren, Gülten, Gülbahar…

Mayıs ve haziran aylarında Isparta’da hummalı bir çalışma vardır, gül bahçelerinde! Üzüm zamanına nasıl ki bağ bozumu deniliyorsa, gül toplama zamanında da yapılan işe gül derme zamanı deniliyor.

Toplanılan gülden, Gül Yağı, Esans, Gül Suyu, Gül Reçeli, Gül Lokumu, Gül Sabunu ve Gülbirlik’in ürettiği Parfümler elde ediliyor. Bütün bunları da, kendisini en az ayda bir ziyaret ettiğim, Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik’ten öğreniyorum. 

Isparta’ya Bahar büyük bir coşkuyla geliyor. Gülle birlikte geliyor. Ve gül, bereketiyle geliyor. Güle değil mi, bülbülün aşkı! O yüzden her gülden bahsedilen yerde, bülbülün adı da geçer. Gülsüz bülbül, Bülbülsüz gül anılmaz. Ne yazık ki, türküde denildiği gibi ‘Gül mevsimi tez geçer.’Gülbaharın tez geçişini,fark edemeyiz. Nevbahar’ın gelişi, bahçelerin güllerle süslenişi, bülbülün gül dalında ötmesini seyrediş süresindeki hızlı geçişten dolayı,bir hasret acısı çekeriz.

Seyrani’nin mısralarında, gül gizli tutulmuşsa da, bülbülün aşkı diye geçtiğinde; anlarız ki, bülbül güle âşıktır. O dal, gül dalıdır.

“Bülbülün aşkıdır dalda öttüğü,

Çobanın sütedir koyun güttüğü,

Toprağın Habil’i kabul ettiği,

Şüphesiz yüzünün yumuşaklığından.”

Çocukluğumun, gençliğimin geçtiği Elazığ ilimin merkez köyü Hoğu(Yurtbaşı) köyündeki bahçemizin duvar boyunu güller kaplardı.

Öylesi bir bahçede bülbül ötmez miydi? Öterdi. Daha eskilerde yani dedemin zamanında daha etkileyici bir yanını anlatırdı, rahmetli babam! ‘Dedenin sesi çok güzeldi. Bahçemizi süsleyen güllerin arasında, türkü söylemeye başladığında, bülbülün omuzuna konduğunu görmüşüm’ demişti.

Şimdinin bahçelerinde, ne o güller, ne o bülbüller ve ne de o bülbülü omuza konduracak türküleri söyleyen dedeler kaldı.

O dedemin türkü söylediği yer, o güllerle kaplı bahçemizin çok, çok, çok uzaklarındayım şimdi! Isparta’dayım. O halde, gül şehrine dönelim. Ondan bahsedelim. 

 
Etiketler: Isparta’da, Gül, ve, Bahar…, -I-,
Yorumlar
Diğer Yazılar
YAŞLILIKTA EŞE BAĞLILIK!
YANLIŞIM VAR MI?
PARDON!
OYUN MU OYNUYORUZ?
İSTANBUL’DA TERÖR: 44 ŞEHİT!
ÇOCUKLARINIZLA OYUN OYNAYIN?
CENNETTE Mİ YİYECEKSİN?
ÇOCUKLARIMIZA BEKLENİLENİ VEREMİYORUZ…
ARANAN OLMAK MI?
ANLAYIŞIM KITLAŞIYOR BAZEN!
ALINGANLIĞIM DUYGUSALLIĞIMDAN MI?
YENİDEN OKUMAK!
“YALAN MI?”
SORUN YOK!
NİYE OKUYORSUN?
HAYAT GÜLÜMSEDİĞİNDE GÜZELLEŞİR!
YERİM DAR!
ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN…
BİR ALIŞVERİŞİN ARDINDAN!
GÖKYÜZÜ KAÇ ÂLEMDEN BİRİ?
TERİ SOĞUMADAN VERİN!
ZOR OLANI YAPMAK!
NİÇİN BAKTIN BANA ÖYLE?
ABD’nin Yeni Başkanı TRUMP
GÜN GELECEK!
SANAYİYLE HISIM OLDUM!
BELEDİYE BİNASI DA DIŞARIYA TAŞINMALI
HER TARAFI İMAM HATİP YAPTILAR
KURBAN KESECEK MİSİN?
Denede Gör?
HATA MI, DEĞİL Mİ?
Gerçek Bir Kahraman Ömer Halisdemir
Bir Araya Gelmeyi Ne Kadar Özlemişiz
Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz’le Söyleşim
Yine Olsa Yine Yaparım…
Son Darbe!
DARBE YAPANLAR DARBE YEDİLER
Biz Ne Yapıyoruz?
Esnafın Hâli Perişan!
Şehrin Mimarlarında,Yeni Rotam KOSGEB Müdürü Yurdun Yıldırım…
Sopa Çeken Çekene…
Şair Süleyman Kır ve İşletmecisi Olduğu Füruzan Konak!
Etik Değil!
Ayağımı Yerden Kessin!
Burdur’un Başkenti Bucak Belediye Başkanı’yla Tanışmam, Görüşmem ve Düşüncelerim…
Mekke Vakfında Veli Bilgiç’e ve Mahfuz Bey’e Veda Yemeği…
Vay Aydınlar Vay!
Beni Harput Kebap Salonu ve Ahıska Sofrası Yemek Kültürüyle Buluşturdu…
Sav Kasabası Belediye Başkanı Mustafa Avşar ve Sav’a Hizmetleri
Ayıdan Post, Moskof’tan Dost Olmaz
İklim Konferansı
G 20 Zirvesi… Öncesi ve Sonrası!
Dolandırıcılara Dikkat ve Uzun Zamandır Görmediğim İki Güzel Haslet!
Sandık Milet İradesinin Zaferidir
Deprem mi Oluyor?
Şehrin Mimarları
Susturun Silahları
Gülbirlik ve Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik –III-
Gül ve Bahar II
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
6
7
0
0
2
2
2
Kasımpaşa
4
5
0
1
1
2
3
Beşiktaş
4
4
0
1
1
2
4
K. Karabükspor
4
4
0
1
1
2
5
Trabzonspor
4
4
0
1
1
2
6
Akhisar Belediyespor
4
3
0
1
1
2
7
Atiker Konyaspor
3
4
1
0
1
2
8
Yeni Malatyaspor
3
3
1
0
1
2
9
Bursaspor
3
3
1
0
1
2
10
Sivasspor
3
2
1
0
1
2
11
Medipol Başakşehir
3
2
1
0
1
2
12
Kayserispor
3
2
1
0
1
2
13
Fenerbahçe
2
4
0
2
0
2
14
Göztepe
1
2
1
1
0
2
15
Antalyaspor
1
2
1
1
0
2
16
Gençlerbirliği
1
1
1
1
0
2
17
Alanyaspor
0
3
2
0
0
2
18
Osmanlıspor FK
0
2
2
0
0
2
Arşiv