Yazı Detayı
30 Ağustos 2016 - Salı 16:41 Bu yazı 98 kez okundu
 
Bir Araya Gelmeyi Ne Kadar Özlemişiz
KADİR YAVUZ
kyavuz23@hotmail.com
 
 
 
 

15 Temmuz 2016 Darbesinde; dostun, düşmanın aklına gelmeyecek bir şey gerçekleşti. Bir araya geldik. Aslında bir araya getirildik. Aklıma ‘Bir araya gelmeyi ne kadar özlemişiz.’ Sözü geldi.

Benim bile aklımın hafızamın almadığı şey oldu. Bir çağrıyla millet topyekûn meydanlara çıktı. Yaşlısıyla, genciyle, çocuğuyla, kadınıyla, kızıyla; tankın, topun, uçağın, helikopterin karşısına dikildi. Silahlıların karşısına silahsız bir güç ama bu güç millet iradesiydi, bu güç iman gücüydü; bu güç ezana, bayrağa saygı duyanların gücüydü. Bu darbeyi destekleyen dış güçler, bu milletin birleşmesini, sokağa dökülmesini, canını tankın altına atmasını hiç mi hiç beklemiyordu. Hayal bile edemiyordu. Darbeyi duyan millet, evinden dışarı çıkmaz sanıyorlardı.

81 vilayette, 79 milyon millet evladı, sokaklardaydı o gece! O gece, her kesimden insanın, hayatı pahasına, darbeye teşebbüs eden hainlerin karşısına dikilmesine şahit oldum. Halkın, birlikte hareket etmesini beklemeyen dış güçler; milletin yan yana geleceğini, toplu hareket edeceklerini, cumhurbaşkanına bu derece bağlı olduklarını beklemiyorlardı. Şimdi çok pişman olmuşlardır. Kahırlarından ölüyorlardır. Biz neden bu milleti uyandırdık diye kafalarını duvara vuruyorlardır.

Milleti uyandırdılar. Hiçbir millet, böylesi bir vahşeti yaşamak istemez. Dünyanın hiçbir yerinde görülmemiş, duyulmamış bir kalleşliği, o gece yaşadık. Savaş halindeydik filan gibi; hani, darbeyi seferberliğe benzetenler, cihan harbi diyenler, Çanakkale diyenler, Sakarya diyenler, Kurtuluş savaşı diyenler, bir şeyde yanılıyorlar. Orada milletin karşısında, düşman güçler vardı. O gün, milletimize ateş edenler; Fransız’dı, İtalyan’dı, İngiliz’di, Yunan’dı. Bugün karşımızdaki güç, bizim içimizden birileriydi… Bizim askeri kıyafetlerimizi giyinmiş asker görünümlülerdi… Ordu bizim ordumuz; silahlar bizim askerin kullandığı silahlardı, tanklar bizim tanklar, jetler bizim jetler, uçaklar bizim uçaklar, helikopterler bizim helikopterler, bize saldıranlar dışardan gelmemişlerdi, bizim içimizden birileriydi, isimleri Ahmet, Mehmet, Mustafa’ydı. O saydığım isimdekiler, yine kendi isminden olanlara; kendi annesine, bacısına, ağabeyine, babasına, amcasına, dedesine ateş ediyordu. Vuruyordu. Öldürüyordu. Nasıl ateş edebilirdi? Din adına çıkmış biri veya birileri, camide ezan okuyan, sala okuyan imama nasıl kurşun sıkar? Uçakla veya helikopterle, camiyi nasıl bombalar? Milletine ateş edenler kimdi? Fransız mıydı, İngiliz miydi, Amerikan mıydı, Rus muydu, İtalyan mıydı? Değildi. En kötüsü de buydu işte! Kim kime silah sıkıyordu.

Ya millet, silahlanmış olsaydı. Silahıyla silahlıların karşısına dikilseydi? İç savaş, o değil miydi? Allah korusun. Bu milleti Allah korudu. Çok büyük bir zayiat verilmedi şükür! İç ve dış düşmanlar, istemeden bir şeyi yaptılar. Bu milleti bir araya getirdiler. Zaten birliktik, ayrımız gayrimiz yoktu; ama, bu vesileyle daha bir kenetlendik, birlik beraberlik içinde hareket ettik. Düşmanı şaşırttık. Onların beklemediği bir hamleyi yaptık.

Darbeyle birlikte içimizdeki sivil hainlerin aracılığıyla ‘Sakın evlerinizden dışarı çıkmayın, ölürsünüz, öldürülürsünüz, darbe yapılmış.’ Evlerinden çıkmayanlara bir şey yapılmayacak gibi bir sinsi oyunla millete engel olmaya çalışmışlardı… Muaffak olamadılar. Bu millet, her şeye rağmen sokağa çıktı, meydanlara indi, tankın önüne yattı. Açıktaydı. Silahsız, silahlara karşı göğsünü gererek yürüdü. Silaha, mermiye karşı o yüreğini siper etti. Yürekliler ordusu, tankı, topu, tüfeği, uçağı, helikopteri durdurdu. Bu darbeyi, içimizdeki beyinsizlere yaptıran dış güçler, bu milletten bu hamleyi beklemiyorlardı. Bilseler yapmazlardı. Hiç bu darbeye kalkışmazlardı.

Gözlerim doldu. İki rekât namaz kılıp helallik isteyerek o gece darbeye karşı çıkanlar, gazi olanlar, şehit olanlar, gururlandırdı bizi! Emri almıştı. Bunu bir tek bizim milletimiz yapardı. O M. Akif Ersoy’un “Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın…” sözünü kulağına küpe etmiş, sözü dinlemiş, gövdesini siper etmiş… 15 Temmuz 2016’da, millet bir tarih yazdı. Düşmana, ben seni tükürüğümle bile ezerim, dedi. Nitekim o gece bunu ispatladı. Hani M. Akif Ersoy’a demişlerdi ya, İstiklal Marşı’nı bir daha yazsan, diye de, o da: “Allah, bu millete bir daha istiklal marşı yazdırtmasın.” Demişti. Hele böylesini hiç yaşatmasın.

Bazı şeyleri de yaşayacağız ki, bir araya gelelim, birlik ve beraberlik içinde olalım. Onlar ne yaparlarsa yapsınlar, Allah oyunlarını bozar. Bu darbede olduğu gibi! Oyunları ters döndü. Onlar sevinecekken bizler sevindik. 15 Temmuz’dan beri, milletin oluşturduğu kalabalığa, o gece yaşananlara bakıp “Bir Araya Gelmeyi Ne Kadar Özlemişiz.” Diyorum.

Son noktayı, Karadeniz fıkrasıyla koymak istiyorum. Bu milletin neler yapacağının dersi var bu fıkrada! Bakın! Bu milletle oynamayın! Emir verilsin yeter ki; bu millet, değil güneşe, Amerika’ya kadar yürüyerek gider. Gündüzleri dinlenir, akşam serinliğinde gider. Fıkradaki gibi!

“Fıkra:

Bir mecliste konuşulurken, Amerikalı: -Biz Mars’a gideceğiz, demiş. Alman: -Biz yakıtsız giden otomobil üreteceğiz, demiş. Fransız: -Atom bombasını etkisiz hale getirecek projelerimiz var, demiş.

Bizim Karadenizli de onlardan geri kalmamak için: -Biz de güneşe gideceğiz, demiş.

-Güneşe gidemezsiniz, güneş yakar, demişler. Karadenizli gülümsemiş: -O kadar da enayi değiliz tabii ki! Akşam serinliğinde gideceğiz.” 

 
 
 
Etiketler: Bir, Araya, Gelmeyi, Ne, Kadar, Özlemişiz,
Yorumlar
Diğer Yazılar
YAŞLILIKTA EŞE BAĞLILIK!
YANLIŞIM VAR MI?
PARDON!
OYUN MU OYNUYORUZ?
İSTANBUL’DA TERÖR: 44 ŞEHİT!
ÇOCUKLARINIZLA OYUN OYNAYIN?
CENNETTE Mİ YİYECEKSİN?
ÇOCUKLARIMIZA BEKLENİLENİ VEREMİYORUZ…
ARANAN OLMAK MI?
ANLAYIŞIM KITLAŞIYOR BAZEN!
ALINGANLIĞIM DUYGUSALLIĞIMDAN MI?
YENİDEN OKUMAK!
“YALAN MI?”
SORUN YOK!
NİYE OKUYORSUN?
HAYAT GÜLÜMSEDİĞİNDE GÜZELLEŞİR!
YERİM DAR!
ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN…
BİR ALIŞVERİŞİN ARDINDAN!
GÖKYÜZÜ KAÇ ÂLEMDEN BİRİ?
TERİ SOĞUMADAN VERİN!
ZOR OLANI YAPMAK!
NİÇİN BAKTIN BANA ÖYLE?
ABD’nin Yeni Başkanı TRUMP
GÜN GELECEK!
SANAYİYLE HISIM OLDUM!
BELEDİYE BİNASI DA DIŞARIYA TAŞINMALI
HER TARAFI İMAM HATİP YAPTILAR
KURBAN KESECEK MİSİN?
Denede Gör?
HATA MI, DEĞİL Mİ?
Gerçek Bir Kahraman Ömer Halisdemir
Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz’le Söyleşim
Yine Olsa Yine Yaparım…
Son Darbe!
DARBE YAPANLAR DARBE YEDİLER
Biz Ne Yapıyoruz?
Esnafın Hâli Perişan!
Şehrin Mimarlarında,Yeni Rotam KOSGEB Müdürü Yurdun Yıldırım…
Sopa Çeken Çekene…
Şair Süleyman Kır ve İşletmecisi Olduğu Füruzan Konak!
Etik Değil!
Ayağımı Yerden Kessin!
Burdur’un Başkenti Bucak Belediye Başkanı’yla Tanışmam, Görüşmem ve Düşüncelerim…
Mekke Vakfında Veli Bilgiç’e ve Mahfuz Bey’e Veda Yemeği…
Vay Aydınlar Vay!
Beni Harput Kebap Salonu ve Ahıska Sofrası Yemek Kültürüyle Buluşturdu…
Sav Kasabası Belediye Başkanı Mustafa Avşar ve Sav’a Hizmetleri
Ayıdan Post, Moskof’tan Dost Olmaz
İklim Konferansı
G 20 Zirvesi… Öncesi ve Sonrası!
Dolandırıcılara Dikkat ve Uzun Zamandır Görmediğim İki Güzel Haslet!
Sandık Milet İradesinin Zaferidir
Deprem mi Oluyor?
Şehrin Mimarları
Susturun Silahları
Gülbirlik ve Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik –III-
Gül ve Bahar II
Isparta’da Gül ve Bahar… -I-
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
71
65
3
8
21
32
2
Başakşehir
70
62
3
10
20
33
3
Fenerbahçe
61
57
6
10
17
33
4
Galatasaray
58
60
10
4
18
32
5
Antalyaspor
55
43
10
7
16
33
6
Trabzonspor
51
38
10
9
14
33
7
Akhisar Bld.
48
44
13
6
14
33
8
Kasımpaşa
43
46
14
7
12
33
9
T.Konyaspor
43
39
12
10
11
33
10
Alanyaspor
40
52
16
4
12
32
11
Gençlerbirliği
40
30
12
10
10
32
12
K.D.Ç. Karabük
39
33
15
6
11
32
13
Osmanlıspor FK
38
36
12
11
9
32
14
Kayserispor
37
45
15
7
10
32
15
Bursaspor
35
31
17
5
10
32
16
Ç. Rizespor
30
41
18
6
8
32
17
Gaziantepspor
26
29
20
5
7
32
18
Adanaspor
25
32
20
7
6
33
Arşiv