Yazı Detayı
15 Aralık 2016 - Perşembe 12:34 Bu yazı 42 kez okundu
 
ÇOCUKLARIMIZA BEKLENİLENİ VEREMİYORUZ…
KADİR YAVUZ
kyavuz23@hotmail.com
 
 
 
 

Ağızlarını açmış, anne kuşun getireceği şeyi bekleyen yavru kuşlar gibi çocuklarımız. Her şeyi merak ediyorlar, her şeyi soruyorlar ve biz cevaplayamıyoruz, yetersiz kalıyoruz. Ağzı hep açıkta, verileni kapmaya hazır! Tetikte bekleyen mermi gibi!  

‘Çağın çocukları!’ diyoruz. Olayı örtbas ediyoruz. Oysa üzerinde durulması gereken en hayati konulardan birisidir, şu bekleneni veremeyişimiz. Şu da var, yazımın sonunda da değineceğim. Kimimiz de, eriyoruz vermesine, alan olmuyor. Alıcısı belli olmayan mektup gibi! Kime gidecek mektup? Postacı öylesi durumlarda ne yapar? Gönderenin adresi belliyse ‘Alıcısı belirtilmediğinden’ adrese iade eder. İletmek istediğin şey yerine ulaşamaz. 

Asıl konuya döneyim. İşin kötüsü, en iyi bildiğimiz şeyi veremeyişimiz. Şu anekdota bakın, sözüme hak vereceksiniz. “Bir anne anlatıyor: Geçen yılsonunda oğlum bir elinde karne, diğer elinde takdir belgesi ile eve geldi. Her ikisini de babasına uzattı. Babası önce karneye baktı. Hemen hemen tüm notları beş iken sadece trafik dersi üçtü. ‘Bu ne oğlum?’ dedi. ‘Bu sana yakışıyor mu?’ Çocuğun yüzündeki sevinç ve heyecan, hemen yerini üzüntüye bırakıverdi. Babası ‘iyi şoför’dü ve şoförlüğüyle gurur duyardı. Onca güzel not içerisinde sadece oğlunun trafik dersi notuna takılıp kalmıştı.”

Bir şeyin en iyisini yaparken en yakınımıza o en iyi yaptığımız şeyi veremiyoruz. Hemen herkes en iyi olmak ister. En iyisin, ne güzel! Bırakın yabancıyı, en yakının o en iyi olduğun şeyden nasiplensin. Veremiyoruz. Biz kendimizde olanı çocuklarımıza veremiyoruz. ‘Mum dibini aydınlatmaz.’ Derdi, bir arkadaşım. Bizim çocukların bir tekinde şiir becerisi yoktur. Okumazlar da! Benden niye bir şeyler almadılar? Vermemişsin ki, alsınlar. Bildiklerimizi en yakınımızda olsa, vermekte cimri davranıyoruz. Öğretmiyoruz. Öğretsene, iyi olanların sayısı artsın. Çocuklarımıza zorla öğrettiğimiz, sınavda bir numara olacaksın, üniversiteyi kazanacaksın, doktor olacaksın, hâkim olacaksın, yüksek mimar olacaksın… Her şeyin yükseği olacaksın. Olacaksın, deriz o kadar. Nasıl olacak? Sen, kendinden katmadıkça kendiliğinden olur mu? Kendisinde yoksa ne katacak? Çevreye bakıyor. Kim ne yapıyorsa onları taklit ediyor. Yetişiyor. Ve büyüklerinin telaşlarını aynen yaşıyorlar. Miktat Eyüpoğlu “Bakarsınız ve görürsünüz ki, amirler, ‘masa-koltuk-imza-toplantı’ ; memurlar, ‘kalem-kâğıt-evrak-fırça’ ; işçiler, ‘kazma-kürek-kan-ter’ ; patronlar, ‘senet-çek-kâr-zarar’ ; öğretmenler, ‘toplantı-zümre-plan-program’ ; öğrenciler, ‘kayıt-defter-kalem-diploma’ ; imamlar, ‘ezan-salâ-cenaze-mevlit’… telaşeleri ile hayatlarını monotonlaştırır ve sürdürüp giderler…” Der. Beklenileni veremediğinde, bir şey beklemeyeceksin… Olana razı olacaksın. Miktat Eyüpoğlu’nun dediği gibi herkes bir şeylerle uğraşıyor. Uğraşırken yakınlarını göz ardı eder. Onları unutur. Aşkını, sevgisini, muhabbetini ve en iyi bildiklerini vermeyi ihmal eder. Edince de, malum tablo ortaya çıkar.

İnsandan, çok şey mi bekliyoruz? Yalan dünyaya geliş sebebimizi mi unutuyoruz? Cemil Meriç “Ne garip bir oyuncak şu insan. Yürür, konuşur ve acı çeker. 70 kilodur. Kendisine ve çevresine ait hiçbir şey bilmez. Bir nevi ıstırap makinesi. İplerini başkaları çeker. Hantal ve şapşal bir robot. Neye sevinir, bilinmez. Sınırsız olan yalnız hayalleri ve acı kabiliyeti. Etten bir kafes ve aciz içinde çırpınan bir ruh. Vücut araba, akıl arabacı. Ama gözleri bağlı arabacının. Arabaya hükmeden atlar.” Demiş. Cemil Meriç’in tarif ettiği tıpatıp bizim insanımız… İnsanımızdan, bekleneni vermesini beklememiz çok zor!

Ben, bazen benden bir şey anlatıyorum; sen, sana faydalı olanı alamıyorsan, ben ne yapayım. Elimden başka bir şey gelmiyor.

Verirken asla zorlayıcı olmam. Müdahalede de, bulunmam. Beklenileni beklenenden fazla veririm. Alınmadığında, askıda asılı kalır gibi kalır. Terkedilir ama değerinden bir şey kaybetmez. Lazım olanı eninde sonunda bulur. Şimdi zoruna gidip, almakta direnen, yarın bir gün uzanıp alacak ve belki de benden fazla sahiplenecek. Düşüncelerim klişeleşecek. Biliyorum. Bundan adım kadar eminim! ‘Beklenileni veremiyoruz.’ Dediğime bakmayın. En âlâsını veriyoruz da, nedense hazır olana rağbet yok! Hazır alınmıyor. 

 
 
 
Etiketler: ÇOCUKLARIMIZA, BEKLENİLENİ, VEREMİYORUZ…,
Yorumlar
Diğer Yazılar
YAŞLILIKTA EŞE BAĞLILIK!
YANLIŞIM VAR MI?
PARDON!
OYUN MU OYNUYORUZ?
İSTANBUL’DA TERÖR: 44 ŞEHİT!
ÇOCUKLARINIZLA OYUN OYNAYIN?
CENNETTE Mİ YİYECEKSİN?
ARANAN OLMAK MI?
ANLAYIŞIM KITLAŞIYOR BAZEN!
ALINGANLIĞIM DUYGUSALLIĞIMDAN MI?
YENİDEN OKUMAK!
“YALAN MI?”
SORUN YOK!
NİYE OKUYORSUN?
HAYAT GÜLÜMSEDİĞİNDE GÜZELLEŞİR!
YERİM DAR!
ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN…
BİR ALIŞVERİŞİN ARDINDAN!
GÖKYÜZÜ KAÇ ÂLEMDEN BİRİ?
TERİ SOĞUMADAN VERİN!
ZOR OLANI YAPMAK!
NİÇİN BAKTIN BANA ÖYLE?
ABD’nin Yeni Başkanı TRUMP
GÜN GELECEK!
SANAYİYLE HISIM OLDUM!
BELEDİYE BİNASI DA DIŞARIYA TAŞINMALI
HER TARAFI İMAM HATİP YAPTILAR
KURBAN KESECEK MİSİN?
Denede Gör?
HATA MI, DEĞİL Mİ?
Gerçek Bir Kahraman Ömer Halisdemir
Bir Araya Gelmeyi Ne Kadar Özlemişiz
Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz’le Söyleşim
Yine Olsa Yine Yaparım…
Son Darbe!
DARBE YAPANLAR DARBE YEDİLER
Biz Ne Yapıyoruz?
Esnafın Hâli Perişan!
Şehrin Mimarlarında,Yeni Rotam KOSGEB Müdürü Yurdun Yıldırım…
Sopa Çeken Çekene…
Şair Süleyman Kır ve İşletmecisi Olduğu Füruzan Konak!
Etik Değil!
Ayağımı Yerden Kessin!
Burdur’un Başkenti Bucak Belediye Başkanı’yla Tanışmam, Görüşmem ve Düşüncelerim…
Mekke Vakfında Veli Bilgiç’e ve Mahfuz Bey’e Veda Yemeği…
Vay Aydınlar Vay!
Beni Harput Kebap Salonu ve Ahıska Sofrası Yemek Kültürüyle Buluşturdu…
Sav Kasabası Belediye Başkanı Mustafa Avşar ve Sav’a Hizmetleri
Ayıdan Post, Moskof’tan Dost Olmaz
İklim Konferansı
G 20 Zirvesi… Öncesi ve Sonrası!
Dolandırıcılara Dikkat ve Uzun Zamandır Görmediğim İki Güzel Haslet!
Sandık Milet İradesinin Zaferidir
Deprem mi Oluyor?
Şehrin Mimarları
Susturun Silahları
Gülbirlik ve Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik –III-
Gül ve Bahar II
Isparta’da Gül ve Bahar… -I-
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
71
65
3
8
21
32
2
Başakşehir
70
62
3
10
20
33
3
Fenerbahçe
61
57
6
10
17
33
4
Galatasaray
58
60
10
4
18
32
5
Antalyaspor
55
43
10
7
16
33
6
Trabzonspor
51
38
10
9
14
33
7
Akhisar Bld.
48
44
13
6
14
33
8
Kasımpaşa
43
46
14
7
12
33
9
T.Konyaspor
43
39
12
10
11
33
10
Alanyaspor
40
52
16
4
12
32
11
Gençlerbirliği
40
30
12
10
10
32
12
K.D.Ç. Karabük
39
33
15
6
11
32
13
Osmanlıspor FK
38
36
12
11
9
32
14
Kayserispor
37
45
15
7
10
32
15
Bursaspor
35
31
17
5
10
32
16
Ç. Rizespor
30
41
18
6
8
32
17
Gaziantepspor
26
29
20
5
7
32
18
Adanaspor
25
32
20
7
6
33
Arşiv