Yazı Detayı
23 Temmuz 2016 - Cumartesi 14:05 Bu yazı 236 kez okundu
 
DARBE YAPANLAR DARBE YEDİLER
KADİR YAVUZ
kyavuz23@hotmail.com
 
 

Türkiye 15 Temmuz 2016 tarihinde bir darbe olayı yaşadı. Allah, ülkemizi, Cumhurbaşkanımızı, Başbakanımızı, Genelkurmay Başkanımızı, milletimizi, hepimizi korudu.    Gittiğim yerlerde şöyle diyorum: “Şayet o gün darbeciler, darbeyi gerçekleştirmiş olsalardı, bugün bizler şu an karşı karşıya oturmuş, sohbet ediyor olamayacaktık.”        Ve sözüme şöyle devam ediyorum “Allah’a hamdolsun ki, bu darbecilere, bu darbeyi yapma fırsatı vermedi. Şükürler olsun, darbeyi yapanlar, darbe yediler.”

            Darbe gününün gecesinden beri çok duygusal şeylerde yaşandı. O gün, ertesi gün ve daha sonraki günler; milletçe, hem sevindik, hem üzüldük. Bu kadar büyük bir hainlik hayal bile edemiyorum. Sen milletine karşı, milletinin askerini silahlandır, sokağa dök ve milleti vurmasını emret! Sokağa çık talimatıyla şahlanan millet, doğrudan sokağa dökülmüştü. Bir yanda kahraman polisimiz, bir yanda aldatılan askerimiz; kandırıldığını söyleyen, onları ikna etmeye çalışan emniyet mensupları, muhtarlar, halk ve çoluk çocuk… O gece uykusu gelen çocuklar, tankların yakınında, paletlerle kol kola, bayrakları yorgan yapmışlar üzerlerine yerde yatıyorlar. O gece, takside doğum yapan kadın… Kadına yardımcı olan doktor… Hastaneye kavuşturmaya çalışan taksici kadın. Herkes o gece harp hâlindeydi. 

O gece, çarşaflı bir kadın yanında açık bir kadınla, duyunca sokağa sahip çıkın uyarısını, kamyonun direksiyonuna geçiyor, mahalleliyi, olay mahalline taşıyor. O kadıncağız konuşuyordu “Allah, cumhurbaşkanımızı korusun. Emri alır almaz, kendimi dışarı attım. Durur muyum!” diyordu. Başbakanımızın gözlerini yaşartmıştı bu olay! Ve Başbakanımız Binali Yıldırım’ı, bir şey daha ağlatmıştı. Gözlerini yaşartmıştı. Duygulanmıştı. Boğazı düğümlenmişti. Ne ağlıyor, ne ağlayamıyor. Aynı şeyi o karşımda yaşarken, ben televizyonun karşısında seyrederken yaşıyordum. Başbakanımız, bir de torununun sorusuna veremediği cevabı bize naklederken öyle bir ağlamaklı anı yaşadı. Torunum sordu, dede ‘Bunlar bizim askerlerimiz değil mi? Neden halka ateş ediyorlar?’ ve o an cevaplayamadım, dedi. Duygulandı. Gözleri buğulandı. Bir müddet konuşamadı, sonra cevap vereceğiz, dedi.

Cumhurbaşkanımız da, cenaze töreninde o duygulu anı, yaşadı ve yaşattı. Bir telefon konuşması da vardı, o da duygulu anlar yaşattı bizlere… Oğlu şehit olmuş bir babaya taziye verdi, Cumhurbaşkanımız! Baba gayet dik ve onurlu bir cevapla “Cumhurbaşkanım! Yeter ki, siz sağ olun. Vatan sağ olsun. Değil bir oğlum, tüm canımızı senin uğruna veririz.” Dedi. Neler yaşadık, Allah’ım! Ve bu yaşadıklarımıza oyun diyorlardı, maalesef!

Ben, en duygulu anımı Binbaşı Dedebağı’nın sözleri karşısında yaşadım. Hainleri, kelepçelemişler, yerlerde dizlerinin üzerine çökmüş vaziyetteler, bir gün önce kafaları dik, sırıtarak kameralara alaylı alaylı bakarak geçen o hainler, binbaşının önünde, başları eğik, yere bakıyorlar. Kafalar onursuzca yerde, rütbeleri sökülüyor ve binbaşı sert çıkışlar yapıyor, “Kaldır kafanı, cevap ver, emri nerden aldın? İndir kafanı, o sünnetsiz Fettullah Gülen’in askerleri…”

O binbaşıyı bağrıma basmak, kucaklamak geliyor içimden! Sarılmak istiyorum. Öpmek istiyorum. İçim kabarıyor. Kavuşamıyorum.

O duygulu anları dün akşam televizyonda kendisine soruyorlardı. Anlatıyordu ama o spor salonundaki coşkulu anı yoktu. O an, anlatılmaz yaşanırdı. O da, o anı yaşarken, içindekileri dökmüştü. Milletinin askeri bu işte! Ya o rütbeleri sökülenler, torunları yarın onları nasıl anlatacaklar? Bilemem.

Biz 240 şehit verdik. Bu sayı belki artar da! Onlardan da öldürülenler oldu. Onların birisinin Rizeliydi sanıyorum ailesi… Cenazesini almadı.

Ne şerefsizce bir ölüm değil mi? Ölün, ailen tarafından kabul edilmiyor. Nasıl yaparsınız bu kalleşliği bize? Milletine karşı nasıl kurşun sıkarsın?

Bir olay daha beni çok duygulandırdı. Yaralı bir yaşlı anlatıyordu. “Darbe haberini alır, almaz koştuk meydana… Kalabalıktık. Askerler üstümüze ateş açtı. Hepimiz vurulduk. Yığıldık yere! Askerin biri, kemerini çıkardı. Kan akan yerimi sıktı. Sana bir şey olmaz, görürlerse seni kurtarırlar amca, dedi. Bize nasıl ateş ettin, dedim. Emir kuluyum, ateş et, üstünüze geleni vurun dediler, ne yapayım, dedi. Belli ki, kandırılmışlardı. Elimi sağımdaki, solumdakine uzattım. Arkadaşlarım ölmüşlerdi. Hiç kimsede ses yoktu.

Cumhurbaşkanımız sağdı ya, ona seviniyordum. O istesin, tekrar kendimi ateşe atarım. Böyle bir milletiz biz işte! Dağınık görünürüz ama düşmana karşı birleşiriz. O nedenle, bu milleti kimse kolay kolay yenemez. Şu şuurla, Amerika gelsin, Rusya gelsin, Fransa gelsin, İngiltere gelsin… Kim gelirse gelsin, bizi yenemez evvel Allah’ın izniyle!”

Cumhurbaşkanımız dedim de, seçilmiş cumhurbaşkanımızı istemeyenlere, nasıl bir cevap oluyordu, meydanlarda verilen bu cevaplar!

Ölürüm onun uğruna, diyenler; oğlum canını verdi, diğer çocuklarımda can vermeye hazır diyenler; o bırakmayın deyinceye kadar, meydanları bırakmayacağız diyenler, bu olaya tiyatro diyenler… Cevaplarını alıyorlardı.

15 Temmuz 2016 Demokrasi günü ilan edildi. Milli bayram günü olarak ilan edilmeli. O gün, resmen tatil edilmeli. O gün kutlanmalı.

Dün meydana çıkacaktım. Aşırı yağmur yağdı. Arkadaşım, evden gelip alacaktı, yağmurda gözü kesmedi her halde… Gelemedi.

Demin aradı. Bu akşam geliyorum hazır ol, dedi. Her an teyakkuz halinde olmalıyız. Doğru mu?        

 
Etiketler: DARBE, YAPANLAR, DARBE, YEDİLER,
Yorumlar
Diğer Yazılar
YAŞLILIKTA EŞE BAĞLILIK!
YANLIŞIM VAR MI?
PARDON!
OYUN MU OYNUYORUZ?
İSTANBUL’DA TERÖR: 44 ŞEHİT!
ÇOCUKLARINIZLA OYUN OYNAYIN?
CENNETTE Mİ YİYECEKSİN?
ÇOCUKLARIMIZA BEKLENİLENİ VEREMİYORUZ…
ARANAN OLMAK MI?
ANLAYIŞIM KITLAŞIYOR BAZEN!
ALINGANLIĞIM DUYGUSALLIĞIMDAN MI?
YENİDEN OKUMAK!
“YALAN MI?”
SORUN YOK!
NİYE OKUYORSUN?
HAYAT GÜLÜMSEDİĞİNDE GÜZELLEŞİR!
YERİM DAR!
ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN…
BİR ALIŞVERİŞİN ARDINDAN!
GÖKYÜZÜ KAÇ ÂLEMDEN BİRİ?
TERİ SOĞUMADAN VERİN!
ZOR OLANI YAPMAK!
NİÇİN BAKTIN BANA ÖYLE?
ABD’nin Yeni Başkanı TRUMP
GÜN GELECEK!
SANAYİYLE HISIM OLDUM!
BELEDİYE BİNASI DA DIŞARIYA TAŞINMALI
HER TARAFI İMAM HATİP YAPTILAR
KURBAN KESECEK MİSİN?
Denede Gör?
HATA MI, DEĞİL Mİ?
Gerçek Bir Kahraman Ömer Halisdemir
Bir Araya Gelmeyi Ne Kadar Özlemişiz
Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz’le Söyleşim
Yine Olsa Yine Yaparım…
Son Darbe!
Biz Ne Yapıyoruz?
Esnafın Hâli Perişan!
Şehrin Mimarlarında,Yeni Rotam KOSGEB Müdürü Yurdun Yıldırım…
Sopa Çeken Çekene…
Şair Süleyman Kır ve İşletmecisi Olduğu Füruzan Konak!
Etik Değil!
Ayağımı Yerden Kessin!
Burdur’un Başkenti Bucak Belediye Başkanı’yla Tanışmam, Görüşmem ve Düşüncelerim…
Mekke Vakfında Veli Bilgiç’e ve Mahfuz Bey’e Veda Yemeği…
Vay Aydınlar Vay!
Beni Harput Kebap Salonu ve Ahıska Sofrası Yemek Kültürüyle Buluşturdu…
Sav Kasabası Belediye Başkanı Mustafa Avşar ve Sav’a Hizmetleri
Ayıdan Post, Moskof’tan Dost Olmaz
İklim Konferansı
G 20 Zirvesi… Öncesi ve Sonrası!
Dolandırıcılara Dikkat ve Uzun Zamandır Görmediğim İki Güzel Haslet!
Sandık Milet İradesinin Zaferidir
Deprem mi Oluyor?
Şehrin Mimarları
Susturun Silahları
Gülbirlik ve Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik –III-
Gül ve Bahar II
Isparta’da Gül ve Bahar… -I-
Öne Çıkanlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
26
27
2
2
8
12
2
Medipol Başakşehir
26
23
2
2
8
12
3
Beşiktaş
22
19
2
4
6
12
4
Kayserispor
22
19
2
4
6
12
5
Fenerbahçe
20
25
2
5
5
12
6
Sivasspor
19
18
5
1
6
12
7
Bursaspor
18
22
4
3
5
12
8
Göztepe
18
22
4
3
5
12
9
Akhisarspor
18
18
4
3
5
12
10
Alanyaspor
17
25
5
2
5
12
11
Trabzonspor
16
23
4
4
4
12
12
Yeni Malatyaspor
14
16
6
2
4
12
13
Antalyaspor
13
14
5
4
3
12
14
Kasımpaşa
12
18
5
3
3
11
15
Atiker Konyaspor
11
12
7
2
3
12
16
Osmanlıspor FK
8
17
8
2
2
12
17
Gençlerbirliği
8
14
8
2
2
12
18
Kardemir Karabükspor
8
12
7
2
2
11
Arşiv