Yazı Detayı
07 Ekim 2016 - Cuma 13:40 Bu yazı 117 kez okundu
 
SANAYİYLE HISIM OLDUM!
KADİR YAVUZ
kyavuz23@hotmail.com
 
 
 
 

Gençlik yıllarımdan beri hep içimden otomobilim olduğunda; beni sanayiye götürmeyecek bir otomobilim olsun, isterdim. Allah’tan, ‘dileğim!’ o olur. Nedeniyse, sanayiyle hısım akraba olmayayım, bir ayağım orada olmasın.

Erkek çocuğunun yüzde sekseni araba hastasıdır. Kız çocuklarının oyuncak arabayla oynayanına nadiren rastlanır. Benim çocukluk yıllarımda en güzel ve en iyi oyuncağımız telli arabaydı, piyasada pek fazla aracın olmadığı, cadde ve sokakların sessiz sakin olduğu o dönemlerde; telli araba sürmek bir başka zevk verirdi, biz çocuklara…

Elazığ’ın Ağın ilçesinde ilkokulu ve ortaokulu okudum. Şehirle devamlı irtibatlıydım; ama, 15 yılımı yaşadığım Ağın’da çok güzel hatıralarım vardır. Bir Jeep ve önden kolla motoru çalışan bir otobüsten başka ilçede vasıta yoktu. Arada bir yazın gelen yerlilerden otomobili olanlar çıksa da, o da çabuk gözden kaybolurdu. İşte o dönemlerin huzurlu sokaklarında telli arabalarımızla rahat rahat oynardık. Karışan eden yok! Sokaklar bizim! O günlerde, becerikli olan bazı büyüklerimiz vardı. Telli arabasını süsleyen, bataryalı pillerle ve küçük ampullerle sağ sol sinyal yapan ağabeylerimizden, sonraları meşhur olan Keloğlan filmlerinin ünlü aktörü Rüştü Asyalı o konuda mahir, bir telli araba sahibiydi.

Benim, Kadir Amca’nın otobüsüne benzer mavi bir otobüsüm vardı. Şehirle irtibatım var demiştim ya, her yaz tatiline gittiğimde birkaç oyuncakla Ağın’a dönerdim. Tabii telli arabanın yeri başkaydı. Hele o Rüştü Asyalı’nın telli arabasını hiç unutmuyorum.

Liseyle birlikte otomobil sevdam dayımın 64 model Belair Chewrolette’siyle arttı. Yaşım tuttuğu gün babam otomobil hastalığımdan dolayı bana otomobil aldı. O günlerin meşhur yerli Mercedesleri Murat-124 yani Hacı Murat! Bir zaman sonra okullar bitti, tayin çıktı, uzaklara gitmedim. İlk göz ağrım, o otomobilimi satarak, sermaye ettim; oto alım satım işlerine başladım. Birçok araba aldım sattım. 2. El araçlarla çok haşir neşir oldum. O zaman bana ders olan bir şeyi, hiç unutmadım.

2. el araç alıyorsan dahi temizini alacaksın, piyasasından birkaç kuruş fazla para vereceksin; sanayiye sık sık girip, çıkmayasın. Öyle arabalar vardı ki, sanayi esnafıyla beni hısım ettirecek kadar samimiyet kurdurmuştu. İddialı değildim ama hor kullanılmış otomobile binmemeye gayret ederdim. İmkânım yoksa binmem otomobile… Olmasa da, olur. Olunca ya; biraz iyisi, ya da hiç kimsenin binmediği sıfır olmasına bakardım. Prensip meselesi!

Isparta’da sıkıntılı günlerimizi geride bırakıp, az kendimize geldiğimiz bir dönemde; oğlumla müşterek kullandığımız, 2. El bir otomobil aldım. Piyasasından fazla da para ödedim. Temiz diyen dostumun, bir hemşehrimin oğlunun aracını aldım. Temiz olmasına rağmen 2002 model araç, haliyle sanayilik ihtiyaçları oluyor.

Ona göre temiz olan otomobilin bana göre birçok eksiği vardı. İmkân meselesi yüzünden peyderpey yaptırmaya çalışıyorum. Aldığım günden beri hemen her ay, sanayideyim. Her ay, 300-500 lira masraf ettiriyor. Yavaş yavaş oto elektrikçisiyle, tamircisiyle, kaportacısıyla filan hısım olmaya başladık. Gaz taktırdım. Yakıt istasyonlarıyla diyalog içindeyim. Onları tanımaya başladım.

Tamir konusunda, sanayiye gitmeyeyim, diyorum. Diyorum da, sonra kendi kendime diyorum ki, ben gitmeyeyim, o gitmesin, sen gitme; sanayi esnafı ekmek yemesin mi? Rızklarıyla oynamaya ne hakkımız var. O zaman dedim ki, ikinci ellerde olacak. Sanayiye gideceğiz, onlar sabah kapılarını ‘Bismillah’ diyerek açıyor, bizleri bekliyorlar. Ve o güzel insanlarla bir vesile otomobilimiz sayesinde tanışmış oluyoruz

En son bir akü almam gerekti. Sağ olsun, bir elektrikçi arkadaş önümüze düştü. 29’unda kredi kartıyla çekebilirim, demiştim. Tanıdık, çıktı. Hay hay! Lafı bile olmaz, dediler. Gittim, gününde hesabımı kapattım. ‘El eli yıkar, el de döner; yüzü yıkar.’ Demişler. Bir gün gelir, yine sanayiye işimiz düşer, işimizi kolaylaştırırlar. Vereceksin, ödeyeceksin ki, yüzün ola; ikinci sefer gidebilesin. Doğru mu? Sanayi esnafıyla hısım olmanın da, bu güzellikleri var. Dürüstlüğün açmadığı kapı yoktur. Ben onu bilir, onu derim. Doğru mu?

 
 
 
Etiketler: SANAYİYLE, HISIM, OLDUM!, ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
YAŞLILIKTA EŞE BAĞLILIK!
YANLIŞIM VAR MI?
PARDON!
OYUN MU OYNUYORUZ?
İSTANBUL’DA TERÖR: 44 ŞEHİT!
ÇOCUKLARINIZLA OYUN OYNAYIN?
CENNETTE Mİ YİYECEKSİN?
ÇOCUKLARIMIZA BEKLENİLENİ VEREMİYORUZ…
ARANAN OLMAK MI?
ANLAYIŞIM KITLAŞIYOR BAZEN!
ALINGANLIĞIM DUYGUSALLIĞIMDAN MI?
YENİDEN OKUMAK!
“YALAN MI?”
SORUN YOK!
NİYE OKUYORSUN?
HAYAT GÜLÜMSEDİĞİNDE GÜZELLEŞİR!
YERİM DAR!
ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN…
BİR ALIŞVERİŞİN ARDINDAN!
GÖKYÜZÜ KAÇ ÂLEMDEN BİRİ?
TERİ SOĞUMADAN VERİN!
ZOR OLANI YAPMAK!
NİÇİN BAKTIN BANA ÖYLE?
ABD’nin Yeni Başkanı TRUMP
GÜN GELECEK!
BELEDİYE BİNASI DA DIŞARIYA TAŞINMALI
HER TARAFI İMAM HATİP YAPTILAR
KURBAN KESECEK MİSİN?
Denede Gör?
HATA MI, DEĞİL Mİ?
Gerçek Bir Kahraman Ömer Halisdemir
Bir Araya Gelmeyi Ne Kadar Özlemişiz
Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz’le Söyleşim
Yine Olsa Yine Yaparım…
Son Darbe!
DARBE YAPANLAR DARBE YEDİLER
Biz Ne Yapıyoruz?
Esnafın Hâli Perişan!
Şehrin Mimarlarında,Yeni Rotam KOSGEB Müdürü Yurdun Yıldırım…
Sopa Çeken Çekene…
Şair Süleyman Kır ve İşletmecisi Olduğu Füruzan Konak!
Etik Değil!
Ayağımı Yerden Kessin!
Burdur’un Başkenti Bucak Belediye Başkanı’yla Tanışmam, Görüşmem ve Düşüncelerim…
Mekke Vakfında Veli Bilgiç’e ve Mahfuz Bey’e Veda Yemeği…
Vay Aydınlar Vay!
Beni Harput Kebap Salonu ve Ahıska Sofrası Yemek Kültürüyle Buluşturdu…
Sav Kasabası Belediye Başkanı Mustafa Avşar ve Sav’a Hizmetleri
Ayıdan Post, Moskof’tan Dost Olmaz
İklim Konferansı
G 20 Zirvesi… Öncesi ve Sonrası!
Dolandırıcılara Dikkat ve Uzun Zamandır Görmediğim İki Güzel Haslet!
Sandık Milet İradesinin Zaferidir
Deprem mi Oluyor?
Şehrin Mimarları
Susturun Silahları
Gülbirlik ve Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik –III-
Gül ve Bahar II
Isparta’da Gül ve Bahar… -I-
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
77
73
3
8
23
34
2
Başakşehir
73
63
3
10
21
34
3
Galatasaray
64
65
10
4
20
34
4
Fenerbahçe
64
60
6
10
18
34
5
Antalyaspor
58
47
10
7
17
34
6
Trabzonspor
51
39
11
9
14
34
7
Akhisar Bld.
48
46
14
6
14
34
8
Gençlerbirliği
46
33
12
10
12
34
9
Kasımpaşa
43
46
15
7
12
34
10
T.Konyaspor
43
40
13
10
11
34
11
K.D.Ç. Karabük
43
38
15
7
12
34
12
Alanyaspor
40
54
18
4
12
34
13
Kayserispor
38
47
16
8
10
34
14
Osmanlıspor FK
38
37
14
11
9
34
15
Bursaspor
38
34
18
5
11
34
16
Ç. Rizespor
36
44
18
6
10
34
17
Gaziantepspor
26
30
22
5
7
34
18
Adanaspor
25
33
21
7
6
34
Arşiv