Yazı Detayı
05 Ağustos 2015 - Çarşamba 12:55 Bu yazı 730 kez okundu
 
Susturun Silahları
 
 

“Silahların konuştuğu yerde şarkı söylenmez.”  Cemil Meriç

 

‘Silah icat oldu, mertlik bozuldu’ denilmiş ya! Kim icat etti, neydiyse nedeni; silahın, kabul görecek hiçbir gerekçesi yok. O icat olduğundan beri mertlik bozuldu… Huzur kalmadı. Ne can güvenliği kaldı, ne de mal güvenliği. Susturun şu silahları?

Silah! Benim şahsım; iğrendiğim, hayatım boyunca zerre kadar imrenmediğim, nefret ettiğim bir alet! Ne koruma, ne taşıma ve ne de bulundurma adına kullanılıyor olsun; hepsi aynı felakete çıkar, serbest bırakıldığından beri,nefes aldığımız hava sahamıza, barut kokusu yayıldı.Silah, insanın en zayıf iradelisini bile kahraman eder… Birbirine kin, husumet, düşmanlık tohumları atar… Umulmadık anda ateşlenir, kan akıtır, can yakar. Hele karşında düşman yoksa kendi kanından, kendi ırkından, kendi dininden birine; yani kendi insanına silahın namlusunu yöneltmişsen, o daha kötüdür. İç savaşların olduğu tüm ülkelerde, silah kendi insanına dönüktür. 35-40 yıldır ülkemizde cereyan eden kardeş kavgaları da kendi canımızdan başkasına zarar vermiş değildir. İçten içe canımızı yiyen, kanımızı döken, içimizi acıtan Doğu ve Güneydoğu’da başlayıp tüm ülkemize yayılan ateş, kimi yaktı? Vurulan kimdi? Kundaktaki bebek kimin çocuğuydu? Güneydoğu’daki bir okula tayin olan çiçeği burnunda bir kızımız, bir oğlumuz hangi idealle öğretmenlik yapmaya gidiyordu, nasıl öldürülüyordu, kimler tarafından katlediliyordu?

Silah beladır. Neye engel oldu, silah? Nelere mal oldu, silah?Aldığı canların yanında, kaç milyon dolar veya kaç milyar dolarlık zarar verdi silah? Susturun şu silahları! Bir askeri, bir subayı, bir polisi, bir öğretmeni velhasıl bir nesli yetiştirmek kolay mı? Neden silah, o gencecik bedenlere, o ülkemizi koruyan yiğit Mehmetçiklere, hatta kendi köylüsüne, anasına, babasına, kundaktaki bebeğe ateş eder? Yıllardır yapılan, kardeş kavgasından başka nedir? Bizi, bir iç savaşa sürüklemek niyetinden başka ne olabilir?

“Silahların konuştuğu yerde şarkı söylenmez.” Demiş,Cemil Meriç. Şarkı, türkü mü kaldı, ağıttan başka ne kaldı silahların çatıştığı ülkemizde? Ormanlarımızı yaktılar, kuş seslerinden yoksun kaldık… Kundaktaki bebekleri vurdular, çocuk seslerinden mahrum kaldık… Askeri, öğretmeni,korucuyu vurdular, anaları ağlattık… Şehit eşleri ağladı, evlatları ağladı, gözyaşları yitirildi… Yani sözün kısası Anadolu’daki türkülerin doğmasına eşlik edecek ruhları yok ettiler. Şarkılar, türküler söylenmiyor artık! Kan kokusu sarmış şehirleri… Yanına yaklaşıyor ve acımasızca öldürüyor. Pazar yerinde… Alışveriş merkezinde… Eşinin yanında, çocuğunun yanında gencecik vatan evlatlarını katlediyorlar.Eskiden, terörist dağda pusu kurardı, ne yapacaksa dağda yapardı. Şehre kolay kolay inmezdi, inemezdi. Şimdi şehirde terörist! Elini kolunu sallaya sallaya dolaşıyor. Bir maske var ağzında, silahı şakağa dayıyor. Nice yiğitleri, şehrin orta yerine seriyor. Ve gözden kayboluyor. 

Biz, zamanında 72,5 milletle birlikte yaşarken bile bunları görmedik. İnancımız, komşun gayrimüslimse bile ona düşmanlık yapamazsın, diyor. Onu haince vuramazsın. Kundakta bebeği varsa katledemezsin. Eşini, çocuğunu dağa kaçıramazsın.

Komşum Kürt benim! Kürt oluşuna değil, ben inancına ve insanlığına göre değer veririm. Biz demedik mi, dün Ermeni’yle, Rum’la, Yahudi’yle birlikte yaşadık diyen? Hep birlikte ama inançlardaki serbestlikle yaşadık.

Benim şehrimin(Elazığ)yarısı Kürt, yarısından fazlası Türk, yarısı Zaza…Ayrıca Tunceli’den gelip şehrimize yerleşmiş Alevi vatandaşlarımız var. Bu ne büyük bir zenginlik ve hep birlikte gül gibi yaşıyoruz. Ta ki, birileri kurcalamayıncaya kadar… Bizleri birbirimize düşürmeyinceye kadar! Dün, okullarda, onlarla birlikte okuduk… Aynı sıraları paylaştık. İşyerimde en iyi müşterilerim, en sağlam müşterilerim Aleviydi. Kimi zaman çalışanım oldu, kimi zaman en yakın arkadaşım! Ne zaman birbirimize girdik… Ne zaman kan aktı? Dış güçler, fitne,fesat, nifak tohumları soktuktan sonra bizi bize düşman ettiler. Böyle böyle 35-40 bin kan aktı. Bir yerde alevi-sunî, bir yerde Kürt-Türk ve bir başka yerde göçmen vatandaşlarımızla o şehrin yerlileri arasında fitne çıkardılar. Vatandaşlarımızın kökenleri ayrı ama silahlar aynıydı. Aynı silah, karşı taraftan birini vuruyordu; aynı gün, aynı silah, bir başka yerde, bir başka vatandaşımızı vuruyordu.

Hâlâ aynı oyunlar sergileniyor.

Dün belki istismar ediliyordu Kürtler! Bugün her şeyleri var. Dillerine, dinlerine engel yok! Devlet yol götürüyor, fabrika götürüyor, okul götürüyor. Dillerinde eğitim görmek istiyorlarmış… Buyurun! Şehir tabelaları Kürtçe… Ne güzel! O halde, bu devlete düşmanlık niye? Meclise girmeni sağlayan bu devlet, meclisin vekili olarak maaş veren bu devlet! Maaşı alırken iyi de, bu devlete düşmanlık niye?

Barajı da aşmanıza imkân veren bu devlet! Seçim sonrası aniden konuşmalarınızı gürleştiren etkenler nedir? Daha demokratik, daha insancıl olmak varken, ateşle oynamanızın bir anlamı var mı? Susturun şu silahları?

Hainlerin hainlikleri hâlâ sürüyor. Seçimden sonra birden başlayan şiddet; 50’ye yakın can aldı, yüzlerce de yaralımız var. Daha yazıya başladığım bugünün akşamı 2 ton patlayıcının yüklü olduğu bir traktörle bir karakola canlı intihar girişimi tertiplendi. Ben cebimde bir çakıyla dolaşmaktan korkarım, polis yakalar korkusuyla taşıyamam. Bu iki ton patlayıcıyı nasıl sakladılar, nerede sakladılar ve hadi sakladılar diyelim ama o kadar büyük bir traktör karakola nasıl yaklaşıyor, dur diyen nizamiyesi yok muydu bu karakolun, hızla traktör yaklaştığında şüphe çekmedi mi acaba?

Biri Siirtli, biri Adıyamanlı iki Mehmetçiğimizi şehit verdik. Terör kendi yandaşımdır filan demeden acımasızca vuruyor. Yıllarca şehit edilen, çoluk çocuk, ana kız, baba oğul, Doğulu veya Güneydoğulu değil miydi?

Yol yapmak, fabrika yapmak, baraj yapmak ve karakol yapmak için orada ihaleyi almış olan müteahhit şirketlerin birçoğu Doğulu veya Güneydoğulu vatandaş! Onların iş makinelerini yakan eller, aynı eller değil mi? Otobüsleri, kamyonları yollarda durdurulup yakılanlarda aynı yörenin vatandaşları… Sanki acıyı duymaya başladılar gibi! Değneğin ucu kendilerine değince canları acımış olacak ki… Demirtaş az bir şey feryat etti. Yetmez! Seslenemiyor zavallı! O an sesi kısılıyor. Nasıl seslensin ki, kendisi mecliste, öz kardeşi dağda; birbaşkası yine mecliste, diğerinin yani karısı veya kocası… Biri dağda, biri şehirde! Bunlar kana doymazlar, bunlar cana doymazlar. Dün Siirt kana bulanmıştı, bugün Şırnak… Birkaç gün önce Diyarbakır, ardından Mardin, dahası var Ağrı Urfa Suruç… Belli ki emir büyük yerden! Seni de dinlemiyor ortakların Demirtaş! Sen, nasıl Türkiye’nin partisi olmaya soyundun? Türkiye’nin partisi olmanın bedeli, anaları ağlatmaktan mı geçiyor? Şu an Türkiye’nin her üç ilinden birinde analar ağlıyor Demirtaş! Durdurun şu silahları?

Kimden gelirse gelsin, şiddet; benimsenecek, tasvip görecek ve katiller kabul görecek değil! Şiddete son verilsin… Kardeş kavgası son bulsun.

Ne olur? Susturun şu silahları! Silahların konuştuğu yerde şarkı söylenmez.

 
Etiketler: Susturun, Silahları,
Yorumlar
Diğer Yazılar
YAŞLILIKTA EŞE BAĞLILIK!
YANLIŞIM VAR MI?
PARDON!
OYUN MU OYNUYORUZ?
İSTANBUL’DA TERÖR: 44 ŞEHİT!
ÇOCUKLARINIZLA OYUN OYNAYIN?
CENNETTE Mİ YİYECEKSİN?
ÇOCUKLARIMIZA BEKLENİLENİ VEREMİYORUZ…
ARANAN OLMAK MI?
ANLAYIŞIM KITLAŞIYOR BAZEN!
ALINGANLIĞIM DUYGUSALLIĞIMDAN MI?
YENİDEN OKUMAK!
“YALAN MI?”
SORUN YOK!
NİYE OKUYORSUN?
HAYAT GÜLÜMSEDİĞİNDE GÜZELLEŞİR!
YERİM DAR!
ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN…
BİR ALIŞVERİŞİN ARDINDAN!
GÖKYÜZÜ KAÇ ÂLEMDEN BİRİ?
TERİ SOĞUMADAN VERİN!
ZOR OLANI YAPMAK!
NİÇİN BAKTIN BANA ÖYLE?
ABD’nin Yeni Başkanı TRUMP
GÜN GELECEK!
SANAYİYLE HISIM OLDUM!
BELEDİYE BİNASI DA DIŞARIYA TAŞINMALI
HER TARAFI İMAM HATİP YAPTILAR
KURBAN KESECEK MİSİN?
Denede Gör?
HATA MI, DEĞİL Mİ?
Gerçek Bir Kahraman Ömer Halisdemir
Bir Araya Gelmeyi Ne Kadar Özlemişiz
Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz’le Söyleşim
Yine Olsa Yine Yaparım…
Son Darbe!
DARBE YAPANLAR DARBE YEDİLER
Biz Ne Yapıyoruz?
Esnafın Hâli Perişan!
Şehrin Mimarlarında,Yeni Rotam KOSGEB Müdürü Yurdun Yıldırım…
Sopa Çeken Çekene…
Şair Süleyman Kır ve İşletmecisi Olduğu Füruzan Konak!
Etik Değil!
Ayağımı Yerden Kessin!
Burdur’un Başkenti Bucak Belediye Başkanı’yla Tanışmam, Görüşmem ve Düşüncelerim…
Mekke Vakfında Veli Bilgiç’e ve Mahfuz Bey’e Veda Yemeği…
Vay Aydınlar Vay!
Beni Harput Kebap Salonu ve Ahıska Sofrası Yemek Kültürüyle Buluşturdu…
Sav Kasabası Belediye Başkanı Mustafa Avşar ve Sav’a Hizmetleri
Ayıdan Post, Moskof’tan Dost Olmaz
İklim Konferansı
G 20 Zirvesi… Öncesi ve Sonrası!
Dolandırıcılara Dikkat ve Uzun Zamandır Görmediğim İki Güzel Haslet!
Sandık Milet İradesinin Zaferidir
Deprem mi Oluyor?
Şehrin Mimarları
Gülbirlik ve Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik –III-
Gül ve Bahar II
Isparta’da Gül ve Bahar… -I-
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
32
33
3
2
10
15
2
Medipol Başakşehir
30
25
3
3
9
15
3
Fenerbahçe
29
31
2
5
8
15
4
Göztepe
27
28
4
3
8
15
5
Beşiktaş
27
23
2
6
7
15
6
Kayserispor
27
23
2
6
7
15
7
Trabzonspor
25
31
4
4
7
15
8
Bursaspor
24
27
5
3
7
15
9
Sivasspor
22
20
7
1
7
15
10
Akhisarspor
19
20
6
4
5
15
11
Kasımpaşa
18
24
7
3
5
15
12
Alanyaspor
17
26
8
2
5
15
13
Yeni Malatyaspor
16
18
7
4
4
15
14
Osmanlıspor FK
14
22
9
2
4
15
15
Atiker Konyaspor
14
15
9
2
4
15
16
Antalyaspor
14
15
7
5
3
15
17
Gençlerbirliği
12
19
9
3
3
15
18
Kardemir Karabükspor
8
13
11
2
2
15
Arşiv