Yazı Detayı
21 Ocak 2016 - Perşembe 13:55 Bu yazı 506 kez okundu
 
Vay Aydınlar Vay!
KADİR YAVUZ
kyavuz23@hotmail.com
 
 

Aydın nedir? Aydın kimdir? Bizde kime aydın deniliyor, kime denilmiyor? Aydının görevi nedir?

‘Vay aydınlar vay!’ dedim ve ardından bir hayli soru sordum. Sizleri aydınlatma konusunda, bir şeyler yazmaya çalışacağım. ‘Kadir Yavuz’un üslubu bu! Ben içimden geçtiği gibi yazan biriyim. Hayatta karnımdan konuşmam. Açık yazarım. Gizli kapaklı şeyleri ne bilir, ne de becerebilirim. Neyi, kimden saklayacağım? Düşündüğümü pat diye de söylerim. Akademisyen aydınlarla ilgili dobra düşündüklerim gibi!

Neymiş düşüncelerim buyurun birlikte göz gezdirelim… Şu bizim üniversiteli aydınlar var ya, akademisyenler bildirisini imzalayan aydınlar! Şimdi ben bir şey yazmazsam bana küserler, darılırlar. Haksızlık olmasın diye yazmaya karar verdim. Neymiş bana ‘Vay aydınlar vay!’ dedirten mesele? Aydınların yaptığı yanlış! Siz bu devletin sırtından geçinen ‘Ey aydınlar!’ doğrusu, niyetiniz ne? Onu öğrenebilir miyiz?

‘Aydın nedir?’ Demiştim değil mi? Aydın, sözlükte münevver manasında telaffuz ediliyor. Aydın, münevver filan denildi mi, bizim milletimiz onun üstün olduğunu, bilgi sahibi olduğunu anlar, ona göre de değer verir. Aydın, avamın gözünde hep en öndedir. Oysa Türkiye’de aydın, kendisini çok üstlerde gören, halktan kopuk bir yapıya sahiptir. Düşünceleriyle, inançlarıyla farklı yapıya sahiptirler. Halkın, giyinişiyle alay eden, inancıyla dalga geçen, fikirlerini küçümseyen bu aydın tabakası doğuştan dev aynasında kendisini görmüş, o yüzden de hep millete tepeden bakan olmuştur.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgemizin 35-40 yıllık maraz hastalığı, baş belası olan terör hadiselerinde, çok büyük yaralar aldık. Önceleri o bölgenin insanı, sandı ki, hakikaten kendi davası yürütülüyor. Kürtler bu davaya sahip çıktılar. Dağla irtibatlar çok iyiydi. 3-5 aileden bir fert dağdaydı. Şirin göründükleri yıllarda, kendiliğinden yani gönüllü dağa çıkılıyordu; sonraları, ailelerden zorla çocuklar alınarak, dağa çıkarıldı. Kürt halkı kötü niyetlilerin hainliklerini anladıkça karşı koymaya başladı.

Bu hainler, bu ihanet şebekeleri, daha yeni yeni gerçek ihanetlerini göstermeye başladılar. Önceleri devletin kendisine karşı cephe almışlardı. Yola, baraja, kepçeye, dozere karşılardı. Onları yakıp yıkıyorlardı. Kürt halkı, baktı ki, kendi çocuğunu acımasızca öldürebiliyorlar, eşini öldürebiliyorlar, okulunu yakıyorlar, camisini yakıyorlar, evini yıkıyorlar, hastaneyi bombalıyorlar. Önce mühendise karşıymış gibi göründüler, sonra öğretmene, sonraları askere, daha sonraları polise… Kendisinden olan korucuya, doğu kökenli hemşireye, Kürt doktora ve Kürt halkına hizmet eden ambulansa, ambulans şoförüne saldırdılar. Kurşunlar kundaktaki bebeğe isabet ediyordu… Sokakta misket oynayan çocuğa isabet ediyordu… Okula giden veya okuldan gelen çocuğa isabet ediyordu. Vurdular, öldürdüler… Yaktılar, yıktılar.

O insanları, o zulümden kurtarmaya çalışan emniyet mensupları, polis, subay, asker canlarından oldu. Aydın burada devreye girdi. Türk milletinin, Türk devletinin, askerinin, polisinin yanında olacakken, devletin aleyhine bir bildiri yayınladı. Altına imza attı. Kan akıyor, akan kan dursun deniliyor, teröre karşıysan nasıl durman lazım! Gençlerin öldürülmesine karşısın. Analar ağlamasın!Tek taraflı ateşkes isteniliyordu. Niyet kötü!

Öldürülen sivillere, korucuya, askere,polise niye üzülmüyorsun? Onların anaları ağlıyor, onların eşleri ağlıyor, onların yetim kalan çocukları ağlıyor; bunlar hiç mi seni rahatsız etmiyor?

Ben şahsım her kim olursa olsun, ölen, öldürülen herkese acıyorum. Çatışmalarda ölen o gençlere de; benim askerim, benim polisim kadar acıyorum. En fazla da neye acıyorum biliyor musunuz? Kandırıldıklarına, ölüme gönderildiklerine acıyorum. Acımasızca, ölüme terk edilişlerine acıyorum. Feryat figan ediyorlar. Telsiz konuşmaları veriliyor çocuklar ‘Ölüyoruz!’ diyorlar. ‘Ölün, olduğunuz yeri terk etmeyin, sizler devrim şehidisiniz’ diyorlar. Bu çocukların ölümleri üzerine kadeh kaldırdıklarından eminim. Bu çocukların beyinleri yıkanmış, uyuşturulmuş! Uyuşturulmuş olmasa canlı bomba olmayı kabul eder mi? Ölüme kuzu gibi gider mi? 1,5 tonluk bomba yüklü aracın üzerinde ölüme atlar mı?

Geçen, Suriye’de çekilmiş bir işkence görüntüsünü feyste gördüm. Tüylerim diken diken oldu. Günlerdir, o yapılan işkence gözümün önünden gitmiyor. İki zavallı insanın yüzlerini duvara dayamışlar. 3-4 askeri kıyafetli, canavar ruhlu hayvanlar; ellerinde bıçakla, esir aldıkları, savunmasız masum iki insanın, sırtlarına bıçak sallayarak eğleniyorlardı. Bıçak oyunu oynuyorlardı. O zavallıların, sırtları kan çanağına döndü, bıçak izlerinden… Sonra yanlamasına attıkları bıçak hareketlerini direkt saplamaya başladılar. Ta ki, zavallılar diz çöküp duvara yığılıncaya kadar bıçaklarını sapladılar. Önce sırtlarına vurdular, can çekiştikleri an, boyunlarına bıçağı saplıyorlardı. Yere yığıldılar… Hayvanlar durmadı! İki kişi yerden aldığı büyük taşları kaldırıp, sırtlarına indirdi. O yığılış oldu.

Bunları teröristler, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde birçok öğretmene, polise, askere ve hatta o bölgenin insanına karşı yaptılar. Ey aydın! Kendisini aydın sanan cahil! Yatağında uyuyan polisi şakağından vuranla, teröristi nasıl bir tutarsın? Sen terörün yanında nasıl yer alırsın? Biz sizleri üniversitelerde ilimle, bilimle uğraşıyorsunuz, sanıyoruz. Bu milletin vergileriyle maaş alıyorsunuz, çoluk çocuğunuzu geçindiriyorsunuz, kursaklarınızdaki ekmek bu milletin alın teridir. Benim vergimle, benim aleyhime karar alamazsın. O karara imza atamazsın.

Biz sizi yanlış tanıyor muşuz. Sizlere, bugüne kadar boşuna değer vermişiz.Bir haber programında gazetecinin biri çok güzel bir şey söyledi, sizlerle ilgili! Çok hoşuma gitti. “Bizlere şu gerçek aydınla, hainlerin yanında olan aydınları ayırt edin, deselerdi.Böyle bir çalışma, bizim uzun bir zamanımızı alırdı. Büyük bir uğraşı isteyen bir iş, onca insanın listesini yapmak! Ama kendi elleriyle, kendi listelerini yaptılar ve bizler sağ olsunlar, onların sayesinde kendilerini tanıdık.”

Bu liste ortaya çıktıktan sonra bazı aydınlar,konusunun ne olduğunu bilmeden önlerine koyulan bildiriyi imzaladıklarını söylediler. Geri adım attılar. Ancak bilinçli olanlar geri adım atmadı. Bildirinin üzerinde konuşulduğu günlerde Doğu’da ve Güneydoğu’da hemen her gün 3-4 hatta bir günde 6 şehit verdiğimiz oldu. Sesiniz çıktı mı? Rahatsızlık duydunuz mu? Vicdanınız sızladı mı? Onların anaları, bacıları, kardeşleri, eşleri, çocukları ağlarken siz de ağladınız mı? Sanmıyorum. Siz tek taraflı ateşkes istiyorsunuz. Devletten yana değil, terörden, teröristten yana tavır alıyorsunuz. Siz bu milletin, bu devletin aydını olamazsınız. Bir gün, bu millete, bu devlete ve Allah’a mutlaka bunun hesabını vereceksiniz. Din, iman, vicdan tanımayan bir ‘Aydın’ın Allah’la, hesapla ne işi olur ki? Ben ne söylüyorum, değil mi? Bizim aydınımız, Tanzimat’tan beri milletten kopmuş… Kültüründen, inancından, ahlakından uzaklaşmış durumda! Bugün de, değişen bir şey yok! Aynı aydınlar, birilerinin emriyle imzaladıkları Akademik bildirinin altında, toplandılar. Aydınların bildirisine,tam da bugünlerde, İsrailli politikacılar tarafından destek var gibi! Bakın ne diyorlar? ‘Türkiye’nin topraklarının bir kısmı, İran topraklarının bir kısmı ve Irak topraklarının bir kısmında; bir an önce Bağımsız Kürdistan Devleti kurulmalıdır.’

Aydınların da, tam da bugünlerde terörü destekleyici ortak bildirilerinin yayınlanması tesadüf değil sanki! Doğru mu?

Vicdanı olanlara bir daha sesleniyorum. Yapmayın ne olur? Güzel ülkemizi kana bulamak isteyenlere yardımcı olmayın. Hepimiz gül gibi yaşayıp gidiyoruz. En dolgun maaşları alan sizlersiniz, en lüks okullarda eğitim veren sizlersiniz, okul bünyesindeki lojmanlarda kalan sizlersiniz. Devlet hizmet edesiniz diye bu hizmetleri sunmuş sizlere! Vatandaş sizin aldıklarınızın onda birini alamıyor, yaşadıklarınızın onda birini yaşayamıyor. Nedir derdiniz? Ortadoğu’ya özeniyorsanız oraya gidin, Avrupa’ya özeniyorsanız oraya gidin. Size ne vadediyorlar bilemiyorum. Ama sonunda hüsrana uğrayacağınız kesin. Yeter uyanın artık şu gaflet uykusundan… Uyanın!

Karanlıkta kalan yanınızı aydınlatın.

 
Etiketler: Vay, Aydınlar, Vay!,
Yorumlar
Diğer Yazılar
YAŞLILIKTA EŞE BAĞLILIK!
YANLIŞIM VAR MI?
PARDON!
OYUN MU OYNUYORUZ?
İSTANBUL’DA TERÖR: 44 ŞEHİT!
ÇOCUKLARINIZLA OYUN OYNAYIN?
CENNETTE Mİ YİYECEKSİN?
ÇOCUKLARIMIZA BEKLENİLENİ VEREMİYORUZ…
ARANAN OLMAK MI?
ANLAYIŞIM KITLAŞIYOR BAZEN!
ALINGANLIĞIM DUYGUSALLIĞIMDAN MI?
YENİDEN OKUMAK!
“YALAN MI?”
SORUN YOK!
NİYE OKUYORSUN?
HAYAT GÜLÜMSEDİĞİNDE GÜZELLEŞİR!
YERİM DAR!
ÖĞRETMENLER GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN…
BİR ALIŞVERİŞİN ARDINDAN!
GÖKYÜZÜ KAÇ ÂLEMDEN BİRİ?
TERİ SOĞUMADAN VERİN!
ZOR OLANI YAPMAK!
NİÇİN BAKTIN BANA ÖYLE?
ABD’nin Yeni Başkanı TRUMP
GÜN GELECEK!
SANAYİYLE HISIM OLDUM!
BELEDİYE BİNASI DA DIŞARIYA TAŞINMALI
HER TARAFI İMAM HATİP YAPTILAR
KURBAN KESECEK MİSİN?
Denede Gör?
HATA MI, DEĞİL Mİ?
Gerçek Bir Kahraman Ömer Halisdemir
Bir Araya Gelmeyi Ne Kadar Özlemişiz
Tefenni Belediye Başkanı Ümit Alagöz’le Söyleşim
Yine Olsa Yine Yaparım…
Son Darbe!
DARBE YAPANLAR DARBE YEDİLER
Biz Ne Yapıyoruz?
Esnafın Hâli Perişan!
Şehrin Mimarlarında,Yeni Rotam KOSGEB Müdürü Yurdun Yıldırım…
Sopa Çeken Çekene…
Şair Süleyman Kır ve İşletmecisi Olduğu Füruzan Konak!
Etik Değil!
Ayağımı Yerden Kessin!
Burdur’un Başkenti Bucak Belediye Başkanı’yla Tanışmam, Görüşmem ve Düşüncelerim…
Mekke Vakfında Veli Bilgiç’e ve Mahfuz Bey’e Veda Yemeği…
Beni Harput Kebap Salonu ve Ahıska Sofrası Yemek Kültürüyle Buluşturdu…
Sav Kasabası Belediye Başkanı Mustafa Avşar ve Sav’a Hizmetleri
Ayıdan Post, Moskof’tan Dost Olmaz
İklim Konferansı
G 20 Zirvesi… Öncesi ve Sonrası!
Dolandırıcılara Dikkat ve Uzun Zamandır Görmediğim İki Güzel Haslet!
Sandık Milet İradesinin Zaferidir
Deprem mi Oluyor?
Şehrin Mimarları
Susturun Silahları
Gülbirlik ve Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik –III-
Gül ve Bahar II
Isparta’da Gül ve Bahar… -I-
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Alıntı Yazarlar
Sayfalar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
22
20
0
1
7
8
2
Göztepe
17
20
2
2
5
9
3
Akhisarspor
17
17
2
2
5
9
4
Medipol Başakşehir
16
13
2
1
5
8
5
Fenerbahçe
14
17
2
2
4
8
6
Beşiktaş
14
13
2
2
4
8
7
Kayserispor
14
12
2
2
4
8
8
Bursaspor
12
16
4
0
4
8
9
Sivasspor
12
14
4
0
4
8
10
Alanyaspor
11
19
4
2
3
9
11
Yeni Malatyaspor
11
15
4
2
3
9
12
Trabzonspor
9
17
4
3
2
9
13
Antalyaspor
9
11
4
3
2
9
14
Kasımpaşa
8
13
5
2
2
9
15
Gençlerbirliği
8
12
5
2
2
9
16
K. Karabükspor
8
11
5
2
2
9
17
Osmanlıspor FK
7
13
6
1
2
9
18
Atiker Konyaspor
7
8
5
1
2
8
Arşiv